top of page
  • Siyah YouTube Simgesi
  • Siyah SoundCloud'a Simge
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Black Twitter Icon
  • Black Facebook Icon

Makaleler

Ebced ve Cifir Hakkında

Değerli, araştırmacı Hikmet Zeyveli Hocamız, ilmi hayatı boyunca iltizam ettiği mezheb-i zahirinin mantığı ve meal-i zahirinin dar çerçevesi gereği, ruhani ve gaybi konularda fazlaca hassasiyet gösterir. O kadar fazla hassasiyet gösteriyor ki; ruhanilerin ve mucizelerin varlığını bile bazen inkâr eder.

 

Daha önce ihbar-ı bil-gaybın işari kısmının önemli bir anahtarı olan ebced ve cifri dışlıyordu. Fakat şimdi, ediplerin bu hesaplardan bilinçli olarak yaptıklarını kabul ediyor; Kur’andan işari numunelerini ise reddediyor. Sanki sonsuz ilim ve iradeye sahip olan ve Kur’anı kendi sonsuz ilminin bir kopyası yapan Cenab-ı Hakk, bu tarz işaretler içeren ayet, cümle ve kelimeleri tanzim etmekten aciz imiş gibi bir vehim veriyor.. Âlem-i gaybın dili olan ve birçok ihbar-ı bil-gayb içeren Kur’anda bu gibi özellikler asla yoktur, diye iddia ediyor. Hâlbuki böyle bir düşünce, tevhide aykırı olduğu gibi, vahyin mucizevî ve kapsamlı yapısını da bilmemektir.

Dirilişin Delilleri (Makamat-ı Haşriye)

İşaratül-İ’caz ve onun mukaddimesi olan Muhakematta bildirildiği üzere Kur’an’ın dört ana maksadı vardır: Tevhid, Haşir, Nübüvvet ve Adalet. Bu dört maksadın her birisi bir surede başa gelir, diğer üç maksat surenin konusu ile alakasına göre bu birinci maksadın ardından sıralanırlar.


İşte bu temel kaideye göre konumuz olan Rum suresine baktığımızda Haşir birinci maksat olmuştur. Tevhid ikinci maksat, Adalet üçüncü maksat ve Nübüvvet dördüncü maksat olmuştur.


Üstad Bediüzzaman Said Nursi haşir hakkında 9. Şua’ı yazmak istemiş. Ve bu Rum suresinin 17–25. ayetlerini tefsir etmeyi niyet etmiştir. Fakat bu 9 ayet ile ilgili tefsirde sadece bir mukaddimeyi, 9. Şua’nın mukaddimesini yazmıştır.


Bu kardeşiniz 96’da bu Rum suresini tefsir ederken bir derece bu dokuz ayetin nüktelerine yönelmiştim. Fakat o zaman kuvvetim yetmedi; bu dokuz ayetin haşir hakkındaki delil ve burhanlarını açamamıştım. Ve bu zaafımı, haşir ve diriliş ile ilgili bu surenin diğer ayetleriyle kapatmaya çalışmıştım. Şimdi bu Kurban bayramında bu 9 ayeti beş yönden tefsir etmeye çalışacağız. Haşir ile ilgili bazı burhan ve hüccetlerini deşmeye uğraşacağız.

Dünyayı Kilitleyen 5 Konu

[Âdem ve Evrim, Tanrı Bilgisi ve Üçleme, Dinlerin Aşkınlığı ve Eşitliği, Tevrat ve İncil’in Bozulmamış Oluşu, Dinî Kıssaların Evrensel Oluşu]
 

Bu beş meselenin bilinmeyişi veya yanlış anlaşılması insanları bölüyor, onları birbirine
düşman yapıyor. Mesela evrim bugün için fennen sabit olan ilmî bir gerçekliktir. Binlerce jeolojik ve paleontolojik delile ilaveten bugün beyin katmanlarında ve DNA’da evrim süreci gözlemlenebiliyor. Bu demektir ki Âdem bahsi ve kıssası, tarihin başında olmuş bitmiş bir mesele değildir. Demek Âdem bütün insanlığın kollektif kişiliğinin ifadesi olarak arketip bir kavramdır. Erkeği ve kadını ile yaşlısı ve çocuğuyla insanlığın tamamını bütün özellikleriyle anlatan bir ifade biçimidir. Bu takdirde Âdem kıssasının her bir cümlesi, sosyolojik ve antropolojik bir yasanın ifadesi olur. Dinin ilmî bir mucizesi olur. Yoksa tarih olarak aslı olmayan bir hurafe diye inanan ehl-i ilmi rahatsız eder. İnanmayan ehl-i ilim de ehl-i fetret olur.

Psikolojik Açıdan Ene Bahsinin Anahtar Kavramları

Daha önce Süleyman Hayri Bolay’ın “Bediüzzaman’ın Felsefeye Bakış Açısına Eleştiriler” adlı tebliğine verdiğim cevapta bu 30. Söz’ün Birinci Maksadını uzunca açıklamıştım. Fakat o çalışma cevap niteliğinde kaldığından ene ve benliğe ait olan bu maksat, temel kavramlar olarak bir derece kapalı kalmıştı. Şimdi inşaallah bu birinci maksadı bu boyutuyla ele alacağız. Ve çok önemli olan bu ene (benlik) bahsini daha çok Psikoloji bilimi açısından irdelemeye çalışacağız. Çünkü bu maksadın yazılışının birinci amacı, Müslümanlar için sağlam bir Psikoloji epistemolojisini oluşturmaktır. İşte bu 30. Söz’ü anlatan ilk cümlede beş anahtar kelime var; şöyle ki:


“Tılsım-ı kâinatı keşfeden Kur’an-ı Hakîmin mühim bir tılsımını halleden…”


Evet, eski insanlar kâinatı ve varlığı bir büyü yani tılsım olarak biliyorlardı. Büyü ve tılsımın ise iki temel özelliği var:


Bilinmezlik ve korku vermek.. Bu iki nokta ise insan benliğini ve psikolojisini öldüren ve zehirleyen iki ejderhadır. Buna karşı, Kur’an ise kâinatı ve varlığı keşfediyor; açıyor. Yani son derece bilinçli yasa ve kurallar çerçevesinde çalıştığını anlatıyor. Ve bu açılımını iki şeyle gerçekleştiriyor: a) Okuma- yazma (kıraat) ile.. b) Hikmet, bilim ve anlayış ile.. (Bir daha bu canlı cümlenin kelimelerine bakın..)

Varlık ve Allah'a Dair

Nasıl ki, bütün gelişmişliğine rağmen yapay ürünler, doğal olanlarının yerini tutamıyor; çünkü yapay şeyler sınırlı ve belli bir zihin ve sürecin ürünüdürler. Doğal olanlar ise, milyarlarca yılı aşan ve kâinat kadar bilinç içeren bir sürecin meyvesidirler. Aynen bunun gibi, vahiy dediğimiz kâinatın logosu ve mantığı da, bütün geçmiş ve geleceğin, fizik ve metafiziğin dili ve ifadesidir. Buna mukabil günlük çarşı dilimiz ise, en fazla yüz yıllık bir birikime ve derinliğe sahiptir. Ana konumuza geçmeden önce, bir-iki örnek verirsek bu çetrefilli ve derin yapıyı biraz aydınlatmış oluruz. İşte:


Âdem (insanoğlu) daha soyut kavramları bilmeden, çıplaklığın utanç verici olduğunu bilmiyordu. Sonra üst kortex ve süper ego sayesinde soyut değerleri öğrenince o çıplak kişiliğini meşeliğin içinde (bir orman gibi olan bilinçaltında) gizlemeye çalıştı. (Tekvin, 2–5)

İslam Hukukunda Miras ile İlgili Birkaç Nükte

Çok değerli ve inançlı mühendis bir dostum, bir ay önce bu konu ile alakalı bir soruyu bana yönlendirdi. Sorunun özeti şudur: “Nisa Suresi ayet 11 ve 12’de anlatılan bütün varislerin hakları aynen verilirse, bu %100’ün üstünde toplam 1.125 çıkıyor. Bu da zahiren matematiksel bir hata gibi görünüyor. Ayrıca dinsizliği tarz-ı siyaset olarak benimseyen bir kısım adamlar, bu gibi zahirî soruları çokça su-i istimal ederek, insanlarımızı maddî-manevî değerlerinden koparmaya çalışıyorlar.” Ben o zaman kısaca:


Mirasta iki önemli nitelik var: 1) Gelen neslin geçimini sağlamak; 2) Bütün akrabaları sırası ile faydalandırarak, onlara sevgi ve şefkat göstermektir. Bu iki temel özelliğe göre, miras kalan mal dağıtılır. Oranların ise bu temel iki özellikte %100 önemi yoktur,” diye cevap vermiştim.


Fakat sonra kadınlarla ilgili olan bu surenin miras ile ilgili ayetlerini (7–14) dikkatlice okuyunca şu 9 meselenin mucizeliğini gördüm. Bunları siz değerli dostlarımla paylaşmak için, nükteler tarzında yazıyorum.

Kürt Açılımı Üzerine Siyasî Düşünce Notları

[Önemli Bir İlave:

Bu yazı yeni değildir. 15 sene önce birçok dergide ve sitede yayınlanmış, iktidar ve muhalefetten birçok zevata gönderilmiştir. Sakın bölücülük gibi bir su-i zanna sizi kaptırmasın. Nitekim zamanında birçok Kürt yazar beni Türkçülükle itham etti, bu yazıdan dolayı. Bunu bugünlerde yeniden yayınlamak istiyorum. Ama şu güncel ilaveyi de zorunlu gördüm. Şöyle ki:

Türkiye siyasal sorunlarını siyasetle ve yeni oyun kurmakla çözmek yerine; onlarla savaşmayı seçiyor. Hem trilyon dolarları boşa gidiyor. Hem o sorunlar çözülmüyor; gittikçe daha çok büyüyor. Bu yöntem için üç gün önce şu analizi yayınladım. Çokları beğendiler:

Sorunların Çözümü İçin Birinci Teknik Çare:
Sorunlarla asla savaşmayın; onları yönetmeye ve idare etmeye bakın. Evet tarihte vahşetin çeşitleri çok yaygın olduğundan, çaresizlikten bazen dinler savaşmıştır. Fakat İsa, medeni ve bilimi esas alan Roma’ya gelince artık bu savaşı kaldırdı, sağına vurana solunu da çevir dedi. Demek çağımız medeni ve ilim çağı olduğundan asla ve asla sorunlarla savaşılmaz. Çünkü savaş sadece vahşi hayvanlara ve vahşi insanlara karşı meşru kılınmıştır. Ölçüsü de şudur: İnancını ve dinini özgürce yaşadıktan sonra her şey tamam demektir. Kur’an’dan, zorla inancından caydırılma demek olan fitne kavramına bakın. (Bu konuda Bediüzzaman, Nutuk ve Makaleler kitabı iyi bir rehberdir.)

bahaeddin sağlam

Konuşma daveti ve medya başvuruları için, lütfen iletişime geçiniz

+90 533 163 09 12

İstanbul | Türkiye

© 2024  Tüm hakları saklıdır.

  • Bahaeddin Saglam YouTube
  • Bahaeddin Saglam SoundCloud
  • Bahaeddin Saglam LinkedIn
  • Bahaeddin Saglam Twitter
  • Bahaeddin Saglam Facebook
bottom of page