Makaleler

Lokman Suresi

[Mekke’de (dinî düzenin olmadığı zaman) nazil olmuştur. 34 ayettir.]


Sadece Tıp Açısından Tefsiri
(Psikiyatrist Dr. Zekeriya, Dr. Ali, Dr. Kâzım için…)


(Ayet 1) “Elif, Lam, Mim”


Muteber kadim tefsirlerde ve Kur’an’ın Evrenselliği adlı tefsirimde bu kutsal, kesik harfler için dil, belağat ve gaybî sırlar yönünden onlarca mana yazılmıştır. Biz işi onlara havale edip sadece 3–4 özelliğine işaret edeceğiz:


a) Soyut değerlerin ifadesidir.
b) Kültür ve eğitim araçlarıdırlar.
c) İnanç ve kutsal kavramların adıdırlar.

 

Ayrıca Elif Allah, sonsuzluk, başlangıç, varlığın kendisi gibi gerçeklerin sembolüdür. Lam gaye, içinlik, fayda ve hikmetin baş aktörüdür. Lehu ve Lillah gibi ifadelerin, manen öznel harfidir. Mim somut, maddi ve önemli varlık kategorilerinin şifresidir. Sayısal ve şifresel değerleri kısa olarak 71’dir. Açılım olarak 282 eder. İslam ümmetinin maneviyat ehli olan Âl-i Beytçe bu harflerin bu tarihe kadar bilindiğine işarettir. Ve ayrıca elif, ilim ve bilinci; mim, kudret ve maddeyi; lam, ortada ve hedefte irade ve gelişmeyi gösterir.

Huri, Sanat ve Saptırmalar

Son iki yüz yıldır veba gibi insanın bütün maneviyatını hatta varlığının tamamını çökerten materyalizmin etkisinden dolayı bağımsız düşünmekte zorlanan ve rumuz ile ismini yazan bir zat, Kur’anın üslubu ile özellikle de cennet ve hurilerle ilgili ayetlerini eleştiriyor; üstelik kendisini sanki inanıyormuş gibi gösteriyor; sözde Kur’anı savunuyor ve bu ayetlerin sonradan ona ilave edildiğini iddia ediyor..
 

Biz burada, bu gibi açık ve dürüst olmayan ve kendi kendisiyle çelişkili kişilere cevap olarak değil de; varlık, varoluş ve Kur’an hakkında yeterli bilgiye sahip olamayan samimi insanlara doğru bir zemin oluşturmak adına beş ontolojik bilgiyi anlattıktan sonra konu ile ilgili olan Kur’andaki beş yerin açıklamasını vereceğiz.

Dünyayı Kilitleyen 5 Konu

[Âdem ve Evrim, Tanrı Bilgisi ve Üçleme, Dinlerin Aşkınlığı ve Eşitliği, Tevrat ve İncil’in Bozulmamış Oluşu, Dinî Kıssaların Evrensel Oluşu]
 

Bu beş meselenin bilinmeyişi veya yanlış anlaşılması insanları bölüyor, onları birbirine
düşman yapıyor. Mesela evrim bugün için fennen sabit olan ilmî bir gerçekliktir. Binlerce jeolojik ve paleontolojik delile ilaveten bugün beyin katmanlarında ve DNA’da evrim süreci gözlemlenebiliyor. Bu demektir ki Âdem bahsi ve kıssası, tarihin başında olmuş bitmiş bir mesele değildir. Demek Âdem bütün insanlığın kollektif kişiliğinin ifadesi olarak arketip bir kavramdır. Erkeği ve kadını ile yaşlısı ve çocuğuyla insanlığın tamamını bütün özellikleriyle anlatan bir ifade biçimidir. Bu takdirde Âdem kıssasının her bir cümlesi, sosyolojik ve antropolojik bir yasanın ifadesi olur. Dinin ilmî bir mucizesi olur. Yoksa tarih olarak aslı olmayan bir hurafe diye inanan ehl-i ilmi rahatsız eder. İnanmayan ehl-i ilim de ehl-i fetret olur.

Adem ve Havva Hakikati

Bundan 14 yıl önce bir kısım sosyal mühendisler, Doğu Perinçek üzerinden M. İlmiye Çığ’ın kalemiyle topluma yönelerek; Din diye bir gerçeklik yokmuş; çünkü İslamiyet, Yahudiliğin kopyasıdır; Yahudilik de Sümer efsanelerinin kopyasıdır, şeklinde propagandaya başladılar.

 

Ben o zaman kırk gün içinde Tevratın mucizevî bir metin olduğunu, başka kaynakların kop-yası olmadığını ispat eden bir kitap yazdım ve yayınladım. Kur’anın da mucizevî bir metin olduğunu, saf vahiy olarak elimizde bulunduğunu gerek bu tarihten önce ve gerek sonraki yıllar içinde altı cilt kitabımla göstermiş oldum. Fakat bu bakış açısını görmek için, elimizdeki bu numune makalede de gösterildiği gibi, Kutsal Kitaplardaki bu tür anlatımların asla tarihî bireysel bilgiler olmadığını, tam aksine evrensel, sosyolojik ve ontolojik bilgiler olduğunu bilmek gerekir.

İslam Birliği

(Münazarat kitabından.. Tarih: 1911 / Kış Mevsimi..)


Sual: Daima İslam Birliğinden söz edersin. Bunu bize tarif eder misin!?


Cevap: “İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi” olan eserimde tarif etmişim. Şimdi yalnız; ileride kurulup gerçekleşecek o yüce sarayın bir taşını, bir desenini göstereceğim. İşte kâbe-i saadetimiz (başarı ve mutluluğumuzun kutsal temel merkezi) olan ittihad-ı münevver-i İslam’ın (İslam’ın bilime dayanan aydınlık birliğinin) hacerül-esvedi (iman ve ebediliği kazanma köşesi) yüce Kabedir.


[Demek İslam Birliği, dünya için bir tehdit değildir. Çünkü hedefi iman, ahiret ve ilim elde edip Müslümanları dağınıklıktan kurtarmaktır.]


O birliğin dürretül-beyzası (hacerül-esvedin içindeki ak incisi) ravza-i mutahharadır. (Yani İslam’daki iman ile ve Hz. Muhammed’in ilmiyle ve dengeyi esas alması ile yeryüzü, aydınlık ve parlak bir bahçeye döner. Müslümanların imanı kuru bir taassup şeklinde olmaz.)

Adem ve Evrim

[Bu söyleşi Nokta dergisi tarafından yapıldı.

Fakat bazı çevreler, yayınlanmasına izin vermediler.]

 

Kitaplarınızda okuduğum kadarıyla siz evrime inanıyor ve dinle bağdaştırıyorsunuz?

 

Evet. Tekâmül (Evrim) görüşü, türlerin yaratılması inancına aykırı değildir. Bugün evrim artık nazariye olmaktan çıkmıştır. Dinî kitaplara aykırı da değildir, bilimsel bir meseledir. Ben 200‟e yakın fennî ve dinî delil gösterebilirim. Bilakis böylece Allah sisteminin ekonomik işleyişini, sanatını ve gücünü gösterir. Kâinat mana üretmek için yaratılmış; bu da ancak evrim fiiliyle mümkündür. Evrim hiçbir şeyin birden bire olmaması demektir. Hayatın en büyük karakteri yavaş yavaş olmasıdır. Yaratılıştaki evrime dikkat edersek, bunun bir plan ve program olduğunu anlarız. Mesela, benim avucumda bir yumurta, kırk sene kalsa civciv olamaz. Fakat Allah‟ın bir avucu olan ekolojik ortamda saniyede kırk milyon civciv çıkıyor. Hocalar ikisini birbirine karıştırmamalı.

Allah Kaf-Nun Fabrikasında Yaratıyor

Kaf-Nun, Arapçada emir kipi olan ve ‘ol’ manasına gelen ‘kün’ kelimesi demektir. Demek Allah kelimeler ile yaratıyor. Fakat Allah’ın kelimeleri, insanın fonetik sesleri gibi kelimeler değildir. Allah’ın kelimeleri başta enerji, yazılım (program) ve süreç gibi gerçeklerdir. Nitekim ‘kün’ kelimesindeki kâf, ‘kevn’i temsil eder; kevn ise varlık ve enerji demektir. Nun ise, (bütün sembolizm geleneklerinde bilindiği gibi) bilgi ve bilinç demektir. Modern tabir ile yazılım ve program manasına gelir.


Bilindiği gibi varlığın ve varoluşun üç sacayağı var.


1) Enerji
2) Yazılım (program)
3) İrade (yönetim)

bahaeddin sağlam

Konuşma daveti ve medya başvuruları için, lütfen iletişime geçiniz:

+90 533 163 09 12

34000 Istanbul | Türkiye

© 2019 - Tüm hakları saklıdır.

  • Bahaeddin Saglam YouTube
  • Bahaeddin Saglam SoundCloud
  • Bahaeddin Saglam LinkedIn
  • Bahaeddin Saglam Twitter
  • Bahaeddin Saglam Facebook
  • Siyah YouTube Simgesi
  • Siyah SoundCloud'a Simge
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Black Twitter Icon
  • Black Facebook Icon