top of page
  • Siyah YouTube Simgesi
  • Spotify
  • Siyah SoundCloud'a Simge
  • Siyah LinkedIn Simge
  • Black Twitter Icon
  • Black Facebook Icon

Sure Tefsirleri

İnfitar Suresi (Meal-Tefsir)

29.11.2000 Ramazan ayında tefekkür ederek bir miktar Kur’an okumak istedim. 30. cüz’ün kısa surelerinden Allah ismiyle biten 19 ayetlik İnfitar suresi dikkatimi çekti... İlk bakışta gördüğüm kadarıyla surenin gaybî, kıyamet ve diriliş ile ilgili hakikatlerini tefsir etmek için biyoloji, ekoloji ve sosyoloji ile alakalı çok tahkikatın yapılmasının lazım olduğunu anladım.

Biz öyle derin tahkikatı ehline bırakıp sadece diriliş ve ahiret hayatının ispatı için, bütün Kur’an ile beraber özellikle sure içinde verilen sayısal bir kısım mucizeliklerini gösterip surenin geniş bir mealiyle yetineceğiz.

Meâle girmeden önce hemen hatırlatalım ki, bu sure Kur’an’ın tümünde var olan 19 MUCİZESİ’nin içinde en çok yoğunlaştığı önemli bir suredir. Çünkü bu sure 19 ayet, 342 (19x18) harf ve besmele ile 361/19= 19x19’dur. Ve Fatiha dışındaki diğer Besmeleler hariç, bütün Kur’an’da 2698/19=142 kere geçen Allah ismiyle bitiyor. Ve vurgulu ayetlerinin çoğu şeddelerle beraber 19 harflidir.

İşin ilginç tarafı Kur’an’ın başından bu surenin sonuna kadar Allah isimleri 2679 adet gelmiştir. 2679/19= 141’dir... Surenin sonundan ta Kur’an’ın sonuna kadar da sadece 19 adet Allah ismi geçmiştir. Ve son cümle hariç, bu sure 76 (19x4) kelimedir.

19 Mucizesiyle ilgili kitabımızda gösterdiğimiz gibi 19 sayısı, sembol ilminde gerek iyilikte gerek kötülükte gerek cennette gerek cehennemde; en zirve fertlere bakan bir yaradılış formudur. İşte bu formül ile bu surenin tefsirine, harf ve kelimelerinin düzenine geçiyoruz.

Hemen belirtelim ki, bu düzeni kuran, sonsuz ihtimaller içinde bu hurufatı böyle kullanan bir kudret ve ilim, elbette bütün insanları ve insanların hurufatı hükmünde olan hücrelerini diriltebilir. Ve bu surede vadettiği gibi diriltecektir.

Kaf Suresi - Bilinç ve Diriliş Yasası Kur'anın 50. Suresi

Uzun bir fikir maratonundan sonra bedenen ve zihnen epey yorgun düşmüştüm. Bunu fırsat bilen nihilist (hiççi) birçok evham ve vesveseye maruz kaldım. Allah’a ve dirilişe imanımdan destek almak istedim. Fakat o vesveseler çamuru içinde sürüklenirken, duygularım imanın soyut realiteleriyle yetinmeyip her iki sahada da somut dayanaklar aradılar.


Bir hafta süren bu serüvenden sonra, Allah’ın varlığının bin bir yansıması ve hakikati olan sonsuz bilincin her yeri, her zamanı kuşattığını adeta hissettim. Zamanın, Varlığın, Hayatın gerçek özlerinin bilinç olduğunu adeta gördüm. Adeta diyorum, çünkü soyut şeyler gözle görünmez. Fakat beynin sonsuz bilgi-işlem mekanizmalarının soyutlama yeteneğiyle görünebilirler.


Bu ferahlığın ardından beynim ve duygularım toparlandılar. Kanepede uzanıp, Hz. İsa’nın ve Hz. Mevlâna’nın Cehennem hakkındaki mucizevî tespitlerini düşünürken Cehennemin kişiliğinden söz eden Kaf suresine baktım. Bunun akabinde Surenin âhiret dirilişinin ilmî mekanizmasını ve ontolojik yapısını izah ettiğini gördüm. Benim için anlaşılması en zor surelerden biri idi. Fakat surenin izah mekanizmasını ve surenin konusunu görünce işin çok kolay olduğunu gördüm. Bilinç ile ilgili epey malûmatım ve tefsir çalışmalarım olduğu halde, bu surenin anlaşılmasının önündeki engel, avâmî ve zahirî geleneğe göre onu okumamız imiş, diye anladım.

Ankebut Suresi Kur'an ve Nihilizm

1- Elif, lâm, mîm.


2- İnsanlar imtihan edilmeden, “inandık” demekle kurtulacaklarını mı sandılar?


3- Andolsun! Biz onlardan öncekileri de imtihana tabi tuttuk. Elbette Allah, doğru olanları da ortaya çıkaracaktır, yalancı olanları da ortaya çıkaracaktır.


4- Yoksa o kötülükleri yapanlar, Bizi geçeceklerini mi (Bizden kurtulacaklarını mı) sandılar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!


5- Kim, Allah ile buluşmayı umuyorsa, işte kesinlikle bilsin ki; Allah’ın tayin ettiği ecel (süre) mutlaka gelecektir. O Allah, (her isteği) işiten, (herşeyi) bilendir.


6- Kim cihad ederse, o ancak kendi yararına eder. Çünkü Allah’ın insanlara (yaratıklara) hiçbir ihtiyacı yoktur.


7- İman edip yararlı işler yapanlar ise, şüphesiz Biz, kötülüklerini onlardan sileceğiz. Ve yaptıklarından daha güzeli ile onları mükafatlandıracağız.


8- Biz insan için, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Ona:“Eğer, hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığın şeyleri Bana eş koşman için çalışırlarsa, sen onlara itaat etme! Hepinizin dönüşü yalnızca Banadır. Sizin yaptıklarınızı (n içyüzünü) size haber vereceğim” (dedik).


9- Artık kim iman edip uygun işler yaparsa, şüphesiz Biz onu iyiler arasına koyacağız.


10- İnsanlardan öyleleri de var ki; “Allah’a inandık”, derler. Onlardan biri Allah yolunda eziyete maruz kaldığı zaman, insanların yaptığı işkenceyi Allah’ın azabı gibi görür. Ve eğer senin Rabbin olan Allah’tan bir yardım gelirse: “Biz sizinle beraberdik” diyecekler. Acaba Allah, insanların gönüllerinde olan şeyleri, (onlardan) daha iyi bilen değil midir? (Ki Allah’a karşı böyle ikiyüzlü davranıyorlar.)

Kur'an ve Determinizm Ra'd Suresi

• Kâinat, zorunlu bir tesadüf sonucu olarak mı gelişiyor?


• Yoksa Allah, kâinatı çok mükemmel bir bilgisayar gibi yaratıp, kendi haline mi bıraktı?


• Yoksa düzen ve sürekliliği sağlamak için “Sünnetullah” tabir edilen evrensel yasaları koymakla beraber, Allah, her an her şeyi bizzat kendi kudret ve iradesiyle mi yaratıyor?


Her üç şıkta da insanın özgürlüğü problemi mühim bir soru olarak karşımıza çıkar.


Biz burada 5000 senedir tartışılan bu iki önemli meseleyi bir daha tartışmayacağız. Sadece, böyle temel konular alanında Kur’an bize ne diyor, diye bakacağız:


Bu iki önemli mesele, Kur’an’ın çoğu surelerinde dolaylı veya dolaysız olarak vurgulanır.


Biz, burada sadece Kur’an’ın 13. suresinin 43 ayetinin 400 küsur cümle ve kelimelerinin bu ve benzeri konularda bize nasıl bir bilgi verdiğine bakacağız.

Ticaret ve Medeniyet - Kureyş Suresi Tefsiri

Kur’an–ı Kerim, beş amaç için ticareti önererek emrediyor.


a) İnsanın en baş düşmanı olan korkuyu yenmek için…

b) Açlık problemini mağlup etmek için…

c) İnsanların birbiriyle tanışıp, medeniyet merkezlerini kurmak için…

d) Bu üç engelden sonra, insanların ibadet sayesinde sonsuzluğu ve gerçek varlığı anlayıp şükretmeleri için…

e) İslam dininin asıl ve temel misyonu olan Doğu–Batı gibi aşırı uçları diyalog ve ticaret sayesinde orta yolda dengeleyerek, insanlık dünyasına baharı getirmek için… Saff suresi, 13. ayete bakınız. Ki Kur’an, Hicri 13. asra kadar Müslümanların bu evrensel ticaret ile mesut olacaklarını, dinlerini hâkim kılacaklarını söylüyor.


Bu beş temel amaç dışında, Kur’an nerede denizden söz etse, mutlaka deniz ticaretinden de büyük bir nimet olarak söz ediyor. Ki o zamanki Mekke, çok az bir şekilde deniz ile tanışmıştı.


Kur’an, bu konuda yani deniz ile ilgili üç önemli nükteyi vurguluyor:


1) Denizin kaldırma kuvveti ve o gün için –daha doğrusu denizcilik tarihinin 7000 senesi için– elverişli kılınan hava akımları ve buna uygun yelkenler. Ki bugünkü Avrupa medeniyetini doğuran bu gibi gemilerdir. Motorlu gemiler ise, daha çok savaşta kullanıldı.

2) Denizin hayat için çok elverişli gıda, maden ve mücevherleri barındırması…

3) Rahman suresinde, “Dağ gibi gemiler” ifadesi geçiyor. İşte bu gemiler, o gün için yoktu. Ve o gün itibari ile ticaret daha çok çöl gemileri olan develer ile yapılıyordu.

Demek bu iki vurgu, Kur’an’ın gelecekten haber vermesidir. Ki ucuzluk açısından deniz ticaretinin henüz bir rakibi yoktur.

bahaeddin sağlam

Konuşma daveti ve medya başvuruları için, lütfen iletişime geçiniz

+90 533 163 09 12

İstanbul | Türkiye

© 2026  Tüm hakları saklıdır.

  • Bahaeddin Saglam YouTube
  • Spotify
  • Bahaeddin Saglam SoundCloud
  • Bahaeddin Saglam LinkedIn
  • Bahaeddin Saglam Twitter
  • Bahaeddin Saglam Facebook
bottom of page